|
Günümüzde çocuklar sistemli bir
şekilde "almanın mutluluğu"nu yaşarken onlara "vermenin
mutluluğu"nu öğretmek aslında çok zor bir durum. Özel
günlerinde, üzüntülerini unutturmak için, kendimizi tatmin
etmek için, kendilerini kötü veya eksik hissetmemeleri için,
başarılarını kutlamak için ve daha onlarca neden için onlara
birşeyler alıyoruz.
Peki bu gidişten memnun
değilsek ve akışı değiştirmek istiyorsak, ne yapabiliriz.
İşte size 5 küçük öneri;
- Ona model olun; çocuklarımızı
yetiştirirken onlara anlattıklarımızdan ve
öğütlediklerimizden çok yaptıklarımızla model olabileceğimiz
anlatılmıştı hep..İşte burada da aynı durum geçerli.
Kullanılmayan ya da küçülmüş giysilerimizi toplayıp,
temizledikten sonra hazırladığımız paketleri yardım
derneklerine ya da ihtiyacı olanlara vermek için yola
çıkarken mutlaka yanınıza çocuklarınızı da alın; böylece
"vermeyi" sizde görüp sizi model alsınlar....
- "Vermek" için ille de paramız
olması gerekmez; "yatakta sabah kahvaltısı" için davetiye
hazırlayıp aile bireylerini mutlu edebilir, ya da bu hafta
kirli sepetini çamaşır makinesine taşıma işini
üstlenebilir....
- Küçüklere küçük paylaşımları
yaşatın; ev ahalisi için pişirdiğiniz kurabiyelerden bir
miktar ayırıp, sabah okula, arkadaşlarına vermesi için paket
yapın. Hatta kurabiyeleri pişirme işlemine katkıda
bulunmasını sağlayın....
- Kişiselleştirilmiş yardımlarda
bulunmaya çalışın; herhangi bir yardım derneğine SMS
yollamak kadar ihtiyacı olan kişilere ihtiyaç duydukları
şeyleri vererek onlara önem verdiğinizi hissettirmeniz en az
ettiğiniz yardımlar kadar değerlidir. Ve en önemlisi, bunu
çocuklarınıza da öğretmiş olmanızdır.
- Özellikle bayramlarda çocuk
esirgeme kurumlarını ya da huzurevlerini ziyaret etmeye
gayret gösterin. İlkokul çağına geldikten sonra
çocuklarınızı da yanınıza almanız, bunu bir gelenek haline
getirmenizi ve ileride onlarında bunu kendi aileleri ile
sürdürmelerini sağlayabilir.

|