|
Sanatın bütün dalları, çocuğun kültürel beslenmesi ve
gelişimi için son derece önemlidir. Sanatta doğru ve yanlış olmadığı için,
çocuklar
kendilerini ifade edebilme özgürlüğünü içlerinde hissederler; mutlulukları kadar
hayal kırıklıklarını da yaptıkları etkinliğe dökerler. Ancak, resmin rolü diğerlerinden biraz daha farklıdır. Resim yaptığımız zaman bir yüzey
üzerinde iz
bırakırız ve bu bizi geleceğe taşır. Çocuklar da resimlerinde kendi deneyimlerini anlatırlar, onların tüm yaşadıkları ve hissettikleri
çizimlerinden okunabilir.
Çocuklar yazmayı öğrenmeden önce
çizim yapmaya başlarlar.
Buradan yola çıkarak; yazı yazmak çizim yapmanın özel bir formudur diyebiliriz.
Yazı ile ifade etmeden önce çocuklar kendilerini çizimle anlatırlar; bu da pedagoglar
için çocukların ruhsal ve duygusal dünyalarını aralamada ciddi bir araçtır.
İlkokul yıllarında çizimler çocuğun karşısına pek
çok
farklı formda kar; karalamalar, diyagramlar, küme gruplandırmaları, resim dersleri,
görsel çalışmalar vb. evresindeki zengin görsel uyarıcılar sayesinde kendi resminde
kullandığı semboller de giderek daha gerçekçi ve detaylı bir
şekle bürünür. Kendini
ifade ederken de giderek daha çok özgürleşir; gözlemleri ile hayal gücünü yoğurmaya
başlar. Bütün bunlar onun derinliklerine inebilmemiz için bir fırsattır.
Bizler anne baba olarak ona nasıl yardımcı olabiliriz,
resim yapmaktan zevk alması ve yeteneğini geliştirebilmesi için onu nasıl teşvik
edebiliriz ?
* Somut dünyasını içeren destekleyiciler:
Gözlemleri ve öğrendiklerini zenginleştirebiliriz. Burada
ama; çevresindekileri daha detaylı algılamasını ve açıklamasını sağlamak. Neler
yapması istenebilir ?
Bir nesneyi iki ya da farklı açıdan
çizmesi, bir nesnenin
sadece bir bölümünü çizmesi, herhangi bir nesneyi üç-dört dakika inceledikten sonra
bir kenara bırakıp nesnenin sadece hatırladığı kadarını
çizmesi, kendisini aynada
gördüğü haliyle çizmesi, en sevdiği çizgi film kahramanını
çizmesi, anne baba ya
da kardeşinin resmini çizmesi, büyüteç altındayken bir nesneyi
çizmesi, ev ile market
arasındaki yolun krokisini çizmesi, vb. istenebilir.
*
Duygularını içeren destekleyiciler:
Amacımız, duygularını, düşüncelerini ve fikirlerini rahatça
ifade edebilmesi için hayal gücünü kullanmaya yönlendirmek, cesaretlendirmek. Neler
çizmesini isteyebiliriz ? bir oyuncak fabrikasını, ev işlerinde annesine yardım
edecek bir robotu, bir zürafanın boyunu ölçen adamı (zürafa ve
ölçme aletleri ile
birlikte), bisküvi üreten bir makineyi, bir deniz kasabasını, bir sayfaya sığdırabileceği
kadar çok arabayı, şimdiki okulunu daha iyi bir yere dönüştürmek için neler yapabileceğini,
bir kalp cerrahını, gürültülü bir şehri vb. çizmesini isteyebilirsiniz.
Duygu ifadesi konusunda cümle tamamlama yöntemi ile de
izimler yaptırabilirsiniz;
" Keşke ....."
" Yanlış olmaz mıydı, ....."
" Eğer ben olmasaydım, ....."
" Neden ..... ?"
YAŞLARA GÖRE ÇİZİMLER
Ç ocuklar, ilk kalem tutmaya başladıklarında ilk
çizimlerini
de yapmış olurlar. Yaklaşık 1-1,5 yaşında iken, herhangi bir amaca yönelik olmayan
sadece eğlenmek için yaptıkları karalamalarla işe başlarlar. Algılamaya başladıkları
nesnelerin sayısı arttıkça, resme olan ilgileri de artar; bu da daha düzgün ve
özenli çizimleri beraberinde getirir. 2 yaş civarında çizdiği
şekilleri adlandırmaya başlar.
Pedagoglar bu dönemde çocukların çizimlerinde özgür bırakılmalarını, ebeveynlerin
yönlendirmeleri (nesneleri gerçek görüntülerine benzer çizdirmeye
çalışmak gibi)
hayal kırıklığına neden olabilir.
Bilinçli olarak ilk çizimlerine 3 yaş civarında başlar
ki bu onun düşünce sistemini anlamamıza yönelik ilk somut belirtilerdir. Genelde
insan figürü çizerek başlar; kafa için bir yuvarlak ve ona bağlanmış iki
çizgide
ayakları ifade eder. Bu figürler gerçeğine pek benzemezler.
4-5 yaşlarında ise, çocuklar resimlerinde hikayeler anlatmaya
başlarlar. Günlük hayatta karşılaştıkları problemleri bazen sadece resimde ifade
ederek bile çözümleyip, üstesinden gelebilirler. Daha fazla renk kullanmaya başlarlar.
Resimlerinin beğenilmesi ve evin ya da odasının dikkat çeken yerlerine asılmasından
hoşlanırlar.
6-7 yaşlarında (şematik dönem),
çocuğun kavram bilinci
arttığı için resimlerinde de gözle görülür bir gelişim başlamıştır.
Şematik olarak
adlandırılan ve objeleri birebir gerçeğine yakın çizebildikleri bu dönemde yer ve
mekan bilinci de oturmaya başlar. Artık resimlerinde bir "yer
çizgisi" mevcuttur.
Sarı bir top güneşi, maviye boyama gökyüzünü, yeşil bir taban
çimleri ifade etmektedir artık.
8-10 yaş arasında resimlerini ve
özellikle de insan figürünü
detaylandırmaya başlarlar. Uzayı keşfettikleri için "yer
çizgisi"nin yerini "ufuk
çizgisi" almıştır artık. Resimleri ile ilgili karşılaştırmalar yaparlar ve
onları eleştirmeye başlarlar. Anne babalarının yerini arkadaşları almıştır ve arkadaşlar tarafından kabul görmek, takdir edilmek
öncelikleri almıştır. Onlar için resimlerinde
nesnelerin nerede durduklar değil nasıl göründükleri önem kazanmıştır.
11-13 yaşlarında boyutlu çizimler ağırlık kazanır.
Işık, gölge, hareket, ivme gibi formlar resme girmeye başlamıştır. Ergenliğe denk
düşen bu yaşlarda kritik etme resme de yansımıştır.
14-16 yaşlarında resme ve sanata yönelmeye dair karar
sürecidir. Yaptığı resmi yeterince "gelişmiş" bulmayan genç resme veda etmeye karar
verebilir.
Resim yapmak; duygularını ifade etmelerine yardımcı oluyor
Otago Üniversitesi (Yeni Zellanda) psikologlarından J.Gross
ve H.Hayne tarafından yapılan bir araştırmaya göre, çocuklar resim yaparken diğer
zamanlarda anlattıklarının en az iki kat fazlasını anlatıyorlar. Araştırma, yaşları
3 ila 6 arasında değişen 60 çocuğun katıldığı iki farklı deneyi içermekte.
İlk deneyde, çocukların yarısına sevindikleri,
üzüldükleri
ve korktuklar zamanlar hakkında sorular sorulurken; diğer yarısına da renkli kalemler
verilmiş ve üzüldükleri, sevindikleri ve korktukları anları
çizmeleri istenmiş.
Araştırmacılar, bu deneyin sonunda şu bilgiye ulaşmışlar; resim yaparken duygularını
anlatma fırsatı bulan çocuklar, sadece konuşarak bilgi vermeleri istenen
çocuklardan
daha fazla açıklama yapmışlar.
İkinci deneyde ise; resim yaparken konuşma fırsatı da
bulan çocukların anlattıklarının "doğruluğu" sorgulanmaya
çalışılmış. Bu kez resim
yaparken sadece bir tek duygu hakkında konuşmaları istenmiş. Daha sonra anlattıkları
bu hikayelerin doğruluğu ebeveynleri tarafından kontrol edilmiş.
Çocukların yaşlarını ve hedeflenen deneylerin duygusal
içeriğini dikkate almadan bakıldığında, resim yapmanın çocukların kendi deneyimleri
ve duyguları hakkında daha çok bilgi vermelerini sağladığı görülüyor. Ancak psikologlar,
bunun altında yatan nedenler konusunda henüz sonuca ulaşmış değiller.
Çocukların
hafızalarını canlandıran 4 unsurun olabileceğini düşünüyorlar; resim yapmak
çocukta
sosyal beklentilerin algılanmasını azaltıyor olabilir, resim yapmak hafızanın tazelenmesini
canlandırıyor olabilir, resim yapmak çocukların hikayelerini organize etmelerine
yardımcı olabilir, resim yapmak çocukların mülakat performanslarını arttırıyor olabilir.
Psikologlar bu araştırmanın sonucunu
şöyle özetlemektedirler;
bütün çocuklar yaşadıkları duygusal deneyimlerden uygun
örnekleri yeniden canlandırıp,
duygu yoğun konular hakkında bilgiler verebilirler ve resim, bu konuda son derece
gerçekçi verilere ulaşabilmek açısından çok önemlidir.
|