Üye Girişi
Üye Ol
ana sayfailköğretimsosyal yaşamokul rehberi  

   

.RESİM

 

Sanatın bütün dalları, çocuğun kültürel beslenmesi ve gelişimi için son derece önemlidir. Sanatta doğru ve yanlış olmadığı için, çocuklar kendilerini ifade edebilme özgürlüğünü içlerinde hissederler; mutlulukları kadar hayal kırıklıklarını da yaptıkları etkinliğe dökerler.  Ancak, resmin rolü diğerlerinden biraz daha farklıdır. Resim yaptığımız zaman bir yüzey üzerinde iz bırakırız ve bu bizi geleceğe taşır. Çocuklar da resimlerinde kendi deneyimlerini anlatırlar, onların tüm yaşadıkları ve hissettikleri çizimlerinden okunabilir.

Çocuklar yazmayı öğrenmeden önce çizim yapmaya başlarlar. Buradan yola çıkarak; yazı yazmak çizim yapmanın özel bir formudur diyebiliriz. Yazı ile ifade etmeden önce çocuklar kendilerini çizimle anlatırlar; bu da pedagoglar için çocukların ruhsal ve duygusal dünyalarını aralamada ciddi bir araçtır.

İlkokul yıllarında çizimler çocuğun karşısına pek çok farklı formda kar; karalamalar, diyagramlar, küme gruplandırmaları, resim dersleri, görsel çalışmalar vb. evresindeki zengin görsel uyarıcılar sayesinde kendi resminde kullandığı semboller de giderek daha gerçekçi ve detaylı bir şekle bürünür. Kendini ifade ederken de giderek daha çok özgürleşir; gözlemleri ile hayal gücünü yoğurmaya başlar. Bütün bunlar onun derinliklerine inebilmemiz için bir fırsattır.

Bizler anne baba olarak ona nasıl yardımcı olabiliriz, resim yapmaktan zevk alması ve yeteneğini geliştirebilmesi için onu nasıl teşvik edebiliriz ?

* Somut dünyasını içeren destekleyiciler:

Gözlemleri ve öğrendiklerini zenginleştirebiliriz. Burada ama; çevresindekileri daha detaylı algılamasını ve açıklamasını sağlamak. Neler yapması istenebilir ?

Bir nesneyi iki ya da farklı açıdan çizmesi, bir nesnenin sadece bir bölümünü çizmesi, herhangi bir nesneyi üç-dört dakika inceledikten sonra bir kenara bırakıp nesnenin sadece hatırladığı kadarını çizmesi, kendisini aynada gördüğü haliyle çizmesi, en sevdiği çizgi film kahramanını çizmesi, anne baba ya da kardeşinin resmini çizmesi, büyüteç altındayken bir nesneyi çizmesi, ev ile market arasındaki yolun krokisini çizmesi, vb. istenebilir.

* Duygularını içeren destekleyiciler:

Amacımız, duygularını, düşüncelerini ve fikirlerini rahatça ifade edebilmesi için hayal gücünü kullanmaya yönlendirmek, cesaretlendirmek. Neler çizmesini isteyebiliriz ? bir oyuncak fabrikasını, ev işlerinde annesine yardım edecek bir robotu, bir zürafanın boyunu ölçen adamı (zürafa ve ölçme aletleri ile birlikte), bisküvi üreten bir makineyi, bir deniz kasabasını, bir sayfaya sığdırabileceği kadar çok arabayı, şimdiki okulunu daha iyi bir yere dönüştürmek için neler yapabileceğini, bir kalp cerrahını, gürültülü bir şehri vb. çizmesini isteyebilirsiniz.

Duygu ifadesi konusunda cümle tamamlama yöntemi ile de izimler yaptırabilirsiniz;

" Keşke ....."

" Yanlış olmaz mıydı, ....."

" Eğer ben olmasaydım, ....."

" Neden ..... ?"

 

YAŞLARA GÖRE ÇİZİMLER

Çocuklar, ilk kalem tutmaya başladıklarında ilk çizimlerini de yapmış olurlar. Yaklaşık 1-1,5 yaşında iken, herhangi bir amaca yönelik olmayan sadece eğlenmek için yaptıkları karalamalarla işe başlarlar. Algılamaya başladıkları nesnelerin sayısı arttıkça, resme olan ilgileri de artar; bu da daha düzgün ve özenli çizimleri beraberinde getirir. 2 yaş civarında çizdiği şekilleri adlandırmaya başlar. Pedagoglar bu dönemde çocukların çizimlerinde özgür bırakılmalarını, ebeveynlerin yönlendirmeleri (nesneleri gerçek görüntülerine benzer çizdirmeye çalışmak gibi) hayal kırıklığına neden olabilir.

Bilinçli olarak ilk çizimlerine 3 yaş civarında başlar ki bu onun düşünce sistemini anlamamıza yönelik ilk somut belirtilerdir. Genelde insan figürü çizerek başlar; kafa için bir yuvarlak ve ona bağlanmış iki çizgide ayakları ifade eder. Bu figürler gerçeğine pek benzemezler.

4-5 yaşlarında ise, çocuklar resimlerinde hikayeler anlatmaya başlarlar. Günlük hayatta karşılaştıkları problemleri bazen sadece resimde ifade ederek bile çözümleyip, üstesinden gelebilirler. Daha fazla renk kullanmaya başlarlar. Resimlerinin beğenilmesi ve evin ya da odasının dikkat çeken yerlerine asılmasından hoşlanırlar.

6-7 yaşlarında (şematik dönem), çocuğun kavram bilinci arttığı için resimlerinde de gözle görülür bir gelişim başlamıştır. Şematik olarak adlandırılan ve objeleri birebir gerçeğine yakın çizebildikleri bu dönemde yer ve mekan bilinci de oturmaya başlar. Artık resimlerinde bir "yer çizgisi" mevcuttur. Sarı bir top güneşi, maviye boyama gökyüzünü, yeşil bir taban çimleri ifade etmektedir artık.

8-10 yaş arasında resimlerini ve özellikle de insan figürünü detaylandırmaya başlarlar. Uzayı keşfettikleri için "yer çizgisi"nin yerini "ufuk çizgisi" almıştır artık.  Resimleri ile ilgili karşılaştırmalar yaparlar ve onları eleştirmeye başlarlar. Anne babalarının yerini arkadaşları almıştır ve arkadaşlar tarafından kabul görmek, takdir edilmek öncelikleri almıştır. Onlar için resimlerinde nesnelerin nerede durduklar değil nasıl göründükleri önem kazanmıştır.

11-13 yaşlarında boyutlu çizimler ağırlık kazanır. Işık, gölge, hareket, ivme gibi formlar resme girmeye başlamıştır. Ergenliğe denk düşen bu yaşlarda kritik etme resme de yansımıştır.

14-16 yaşlarında resme ve sanata yönelmeye dair karar sürecidir. Yaptığı resmi yeterince "gelişmiş" bulmayan genç resme veda etmeye karar verebilir.

 

Resim yapmak; duygularını ifade etmelerine yardımcı oluyor

Otago Üniversitesi (Yeni Zellanda) psikologlarından J.Gross ve H.Hayne tarafından yapılan bir araştırmaya göre, çocuklar resim yaparken diğer zamanlarda anlattıklarının en az iki kat fazlasını anlatıyorlar. Araştırma, yaşları 3 ila 6 arasında değişen 60 çocuğun katıldığı iki farklı deneyi içermekte.

İlk deneyde, çocukların yarısına sevindikleri, üzüldükleri ve korktuklar zamanlar hakkında sorular sorulurken; diğer yarısına da renkli kalemler verilmiş ve üzüldükleri, sevindikleri ve korktukları anları çizmeleri istenmiş. Araştırmacılar, bu deneyin sonunda şu bilgiye ulaşmışlar; resim yaparken duygularını anlatma fırsatı bulan çocuklar, sadece konuşarak bilgi vermeleri istenen çocuklardan daha fazla açıklama yapmışlar.

İkinci deneyde ise; resim yaparken konuşma fırsatı da bulan çocukların anlattıklarının "doğruluğu" sorgulanmaya çalışılmış. Bu kez resim yaparken sadece bir tek duygu hakkında konuşmaları istenmiş. Daha sonra anlattıkları bu hikayelerin doğruluğu ebeveynleri tarafından kontrol edilmiş.

Çocukların yaşlarını ve hedeflenen deneylerin duygusal içeriğini dikkate almadan bakıldığında, resim yapmanın çocukların kendi deneyimleri ve duyguları hakkında daha çok bilgi vermelerini sağladığı görülüyor. Ancak psikologlar, bunun altında yatan nedenler konusunda henüz sonuca ulaşmış değiller. Çocukların hafızalarını canlandıran 4 unsurun olabileceğini düşünüyorlar; resim yapmak çocukta sosyal beklentilerin algılanmasını azaltıyor olabilir, resim yapmak hafızanın tazelenmesini canlandırıyor olabilir, resim yapmak çocukların hikayelerini organize etmelerine yardımcı olabilir, resim yapmak çocukların mülakat performanslarını arttırıyor olabilir.

Psikologlar bu araştırmanın sonucunu şöyle özetlemektedirler; bütün çocuklar yaşadıkları duygusal deneyimlerden uygun örnekleri yeniden canlandırıp, duygu yoğun konular hakkında bilgiler verebilirler ve resim, bu konuda son derece gerçekçi verilere ulaşabilmek açısından çok önemlidir.

.