|
Spor, çocuğun bedensel, zihinsel ve sosyal
gelişimine
yardımcı olur. Çocuk, spor yaparak sadece sağlığını korumak ve yeteneklerinin
farkına
varmakla kalmaz, aynı zamanda duygusal gerilimini atarak rahatlar, gruba katılımın
zevkini yaşar, eğlenir, yeni arkadaşlar edinir, kendine olan
güvenini arttırır,
eşit şartlar altında yarışmayış öğrenir. Anne-baba olarak yapmamız gereken, olayı
asla bir yarış ve performans değerlendirme havasına sokmadan
çocuğumuzu spora teşvik
etmek, sadece çaba harcamaya yönlendirmek olmalıdır. Çocuk, ailenin bu konuda kendisinden yüksek beklentiler içinde olduğunu sezinlerse ya da düşünürse, spordan zevk almak
yerine kazanma güdüsüne kapılabilir. Eğer çocuğunuzun spordan fazlasıyla yararlanmasını
istiyorsanız, mutlaka aktif olarak siz de katılmalısınız. Nasıl mı ?
gerçekçi beklentiler içinde olmalısınız,
duygusal açıdan destek olmalısınız,
daima olumlu yönde geri bildirim vermelisiniz,
onu (mümkünse her zaman) izlemelisiniz,
antrenörü, takım arkadaşları ve yaşadıkları hakkında sohbet etmelisiniz,
başarısız olduğunda ve hayal kırıklığı yaşadığında
üstesinden gelmesi için
yardım etmelisiniz.
Çocuğunuzla spor yaparken neler gözlemlediği hakkında
konuşmak oldukça önemlidir. Sportmenliğe yakışmayan olaylar karşısında neler yapabileceği
ya da bunların olmasını nasıl engelleyebileceği gibi konuları tartısın. Her defasında
mutlaka altını çizmeniz gereken nokta; " başarı ile kazanmak, başarısızlık ile
de kaybetmek aynı şey değildir " olmalıdır.
Çocuğunuzun antrenörü ile iletişiminizi koparmayın, eğer
onun tavır ve davranışlarında da sizi düşündüren noktalar varsa iletin.
Çocuğunuza nasıl davranılmasını istediğinizi belirtmeniz gereksiz bir talep değildir.
Çünkü,
öğretmenin tavrında bir değişiklik olmaması durumunda, çocuğunuza, bunu uygun bir
dille izah edip kurstan alabilirsiniz.
ÇOCUĞUNUZ NELER KAZANIR ?
Düzenli olarak spor yapan çocukların;
kemikleri güçlenir,
koordinasyon, denge ve esneklik konularında gelişim kaydederler,
vücutlarındaki yağ oranı düzene girer,
direnç ve konsantrasyon kazanırlar,
kaygı ve depresyonla mücadele etmeyi öğrenirler.
RİSKLER VAR MI ?

Spora başlama yaşının okul öncesi döneme kadar inmesiyle,
"büyüme", "gelişme" konularında bilim adamları arasında tartışmalar da
başlamıştır.
"Çocukların antrenman programlarındaki yoğunluk ve ağırlık, beslenme programları, yaşadıkları psikolojik ve duygusal stres, onların gelişimleri
üzerinde olumsuz etkilere
neden olabilmektedir." Kesin kantlar olmamasına rağmen bazı sporcu kayıtları bu
korkuyu gündeme getirmektedir.
Spor hocalarının çocuklara yaklaşım psikolojik ve duygusal
anlamda ok nemlidir. İlkokul çağındaki çocuklar, spordaki kuralların ve disiplinin
gerekliliğini kavrayacak olgunlukta değildirler. Yeteneklerini ve ihtiyaçların
değerlendirirken de yaşlarına bakmayı ihmal eden antrenörler olmaktadır. Bu nedenle,
küçük yaştaki çocuklarla doğru iletişim kurup doğru programları
uygulayabilmeleri için mutlaka eğitim almaları gerekmektedir.
Anne babaların yüksek beklentilerinin yanı sıra,
çocukları
gereksiz strese sokan bir başka konuda yarışmalar ve ödüllerdir. Amaç olarak onların
motivasyonunu arttırmak ve gururlandırmak olsa da ilerleyen dönemlerde bu etkisini
kaybedip; fazlasıyla hedefe yönelik aktivitelere dönmektedir. Aslında olay sadece
"topa vurmak", "topu tutmak" ya da "koşmak" tan ibarettir.
Okul öncesi ve ilkokul çağındaki
çocukların konsantrasyon
süreleri kısa olduğu için çalışmaların uzunluğuna dikkat edilmelidir. 35 - 40 dakika
süren bir programın arasına 10-15 dakika serbest çalışma eklenmelidir.
Bir diğer önemli noktada, herhangi bir yaralanma durumunda
yetkililerin çocuğa ilk yardım konusunda ne kadar yeterli olabildikleridir. Fiziksel
ve denge gelişimleri tamamlanmadığı için bu tip durumlara açıktırlar ve profesyonel
tıbbi yardım çok önemlidir. Bu noktada, öğretmen başına düşen
çocuk sayısının da
sınırlı tutulması; 6 ya da 7 i geçmemesi gereklidir.
|